Özgür Blogger

Okullarda Serbest Kıyafet

Türkiye’de okullarda neden serbest kıyafet uygulaması olmadığı sorusuna karşı yıllarca şu yanıtla uyutulduk: Serbest kıyafet olursa ailesinin ekonomik durumu iyi olan öğrenciler şık giyinirken ailesinin durumu kötü olan öğrenciler her gün aynı şeyi giymek zorunda kalırlar. Bu durumda da öğrenciler rencide olurlar.

Sanki okullarda herkes aynı kıyafeti giyince hangi öğrencinin ailesinin iyi, hangisinin ailesinin ise kötü durumda olduğu anlaşılmıyor. Sanki okullarda öğrencilerin sosyal, ekonomik durumlarına göre hiç ayrım yapılmıyor da iş bir tek serbest kıyafetin ekonomik adaletsizliği göz önüne sermesine kalıyor.

Artık gayet iyi biliyoruz ki bu konuda sorun ekonomik değil. Sorun yasakçı zihniyetin daha küçükten had bildirmek isteğiyle ilgili. Bir öğrenci olur da kendini ifade ederse, Allah korusun, sonu nerelere varır kim bilir. Saçın 3 yerine 4 santim mi, al bakalım. Kravatın sımsıkı değil gevşek mi, al bakalım. Disiplin adı altında aslında askeri eğitimle büyüdük ve sonuç bu: Hepimiz aynı tornanın ürünüyüz.

Ne olur sanki bir öğrenci pazartesi günleri tuttuğu takımın formasıyla gelse, bir başkası her gün kumaş pantolonla, bir başkası kravatla, bir başkası her gün pembe etek giyerse. Kendilerini ifade etmenin bir yolunu daha bulmuş olurlar sadece. Bunun olmasını istemiyorlar. İstiyorlar ki askeri bir kafayla herkes tek tip olsun, tek tip düşünsün, tek tip yaşasın. Ağacı da yaşken büküyorlar.

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun talimatıyla bu günlerde bir kılık kıyafet çalıştayı yapılıyor. “Dini, etnik, ideolojik sembol ve renkler kullanılırsa” kaygısı ağır basmış çalıştayda. Bunları düzenlemek, bazı sınırlamalar getirmek zor bir şey değil. Hele ki denetlemek hiç zor değil. Bizler, saçımızın boyu her gün cetvelle ölçülerek sınıfa girmiş bir nesiliz. Kıyafeti denetlemek bundan daha kolay bir iş.

serbest-kıyafet

Sosyo-kültürel değerlendirme komisyonu ise “aidiyet duygusu geliştirmesi için” tek tip kıyafetin şart olduğu yönünde görüş bildirmiş. Gazete başlığı gibi yazmak istiyorum: “İşte o zihniyet!” Okulu, çocuklara sevdirecek, kendilerini oraya ait hissettirecek yaklaşık 10 üzeri 265 tane yol, yöntem varken tek tip kıyafet giydirmek bunun bir gereği olarak rapor ediliyor. Ben öğrencilerin bu örümcek kafalı insanların ellerinde oyuncak edilmelerine çok üzülüyorum. 1940’larda edindikleri bilgi ve görgüyü 2009’a uygulama çabasındalar.

Diyeceğim odur ki ülkemizde özgürlük sözcüğü sadece soyut bir kavram. Uygulaması ise hep sorunlu. Çocuklar üzerinde bile.

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.