Özgür Blogger

Çalışanlar Firmalarından Değil, Yöneticilerinden Ayrılırlar

İş dünyası, insan kaynağı yönetimi ve liderlikle ilgili çok okuyorum. Hem internette çok okuyorum, hem de düzenli kitap okuma alışkanlığım olmamasına rağmen bu konularda baya kitap okuyorum. Tabi kaynakların neredeyse tamamı ingilizce. Dünyanın bilgi birikimine erişebilmek için günümüzde İngilizce’nin şart olduğunu daha önce yazmıştım.

Zaman buldukça bazı beğendiğim yazıları Türkçeye çevirmeye devam ediyorum. “The Future of Leadership” (Liderliğin Geleceği) kitabının yazarı Brigitte Hyacinth önemli bir konuya değinmiş.

Yazan: Brigette Hyacinth
Çeviri: Özgür Aksoy

Çalışanlar Firmalarından Değil, Yöneticilerinden Ayrılırlar

Çalışanlar firmada işe başlarlar ama yöneticilerinden ayrılırlar. Gallup’un 1 milyon Amerikalı çalışanı kapsayan anketine göre insanların işlerini bırakmalarının bir numaralı nedeni kötü yönetici veya ilk amir. İşlerini kendi istekleriyle bırakan çalışanların %75’i bunu pozisyonunun kendisi yüzünden değil, yöneticileri yüzünden yapmış. İş ne kadar iyi olursa olsun, hiyerarşik ilişki sağlıklı değilse insanlar işi bırakacaklardır. “İnsanlar yöneticilerden ayrılırlar, firmalardan değil… Sonuçta turnover çoğunlukla bir yönetici konusudur.”

Çalışanların firmalarından ayrılmalarına sebep olan dört tip kötü yönetici var:

1- “Kukla” – Bir belirsizlik dönemine, birçok yönetici pozisyonlarını ve ayrıcalıklarını kaybetmemek için “risksiz futbol” oynamaya yönelirler. Sadece emirlere uyarlar. Hiçbir zaman ekiplerinin hakkını savunmazlar ya da politikaları sorgulamazlar. Birer kukladan ibarettirler ve çalışanlara bağlılık aşılamazlar. Yöneticideki eksiklik, çalışanın işe karşı tutkusunu kaybetmesine neden olabilir.

“Saygı, sadece etkilemek istediklerine değil, herkese nasıl davrandığındır.” ~ Richard Branson

2- “King Kong” – Bazı yöneticiler hızlı yükselirler ve nereden geldiklerini bir anda unuturlar. Bu tip yöneticilerde üstünlük kompleksi görülür, yönetimle çalışan arasındaki ayrımı vurgulamaya yatkındırlar. İlişki geliştirmekten daha çok ağırlığını koymaya çalışan bir yöneticinin altında çalışmak berbat bir durumdur. Büyük liderler çalışanlarına yukarıdan bakmazlar ya da onları aşağıda hissettirmezler. Saygı önemli bir gerekliliktir.

3- “Süpermen” – Bütün organizasyonun kendileri etrafında döndüğünü düşünürler. Bazıları firmanın sahibi gibi davranmaya başlar. Bu davranış biçimi, geribildirimleri göz ardı ederek kendi başına karar almayı ve övgüyü kendine almayı da kapsar. Çalışanlar takdir görmediklerini düşündüklerinde moral ve bağlılık hızlı şekilde düşer.

“Dinlemeyi reddeden liderler, önünde sonunda söyleyecek bir şeyi olmayan kişilere kalırlar.” ~ Andy Stanley

4- “Görevcibaşı” – Tek odak noktaları sonuçtur. Çalışanların devamlı başında boza pişirmek onları işte mutsuz etmenin garanti bir yöntemidir. Yakın markaj heves söndürür, demoralize eder ve yaratıcılığı öldürür. Birini işe aldıysanız işi yapabileceğini düşünüyorsunuz demektir. Bir yöneticinin görevi motive etmek, rehberlik ve destek sağlamaktır. Çalışanın her hareketini takip etmek değildir.

Kötü bir yönetici endişe yaratır ve işi angarya haline getirir. Araştırmalara göre kötü bir yöneticiyle çalışmak çalışanıın kalp krizi geçirme olasılığını %60 artırıyor. Peki kötü bir yöneticinin nesi kalp rahatsızlığı riskini artırır? İyi belirlenmemiş hedeflerin sebep olduğu stres ve kaygı, yetersiz destek, adaletsiz uygulamalar ve ceza tehditleri.

bad_boss

Steve’den şöyle bir email aldım:

“Bir telefon geldi ve eşimin ciddi bir trafik kazası geçirdiğini öğrendim. Yöneticime hemen çıkmam gerektiğini söyledim. O ise 10 dakika daha durmamı istedi. Hayalkırıklığına uğradım çünkü istese geçici olarak yerime bakabilirdi. İşe erken gelirim, geç çıkarım. Çok seyrek olarak istirahat alırım ve o bu şekilde mi karşılık veriyor? Ona baktım ve yürüyüp kapıdan çıktım. O günden sonra yöneticimle ilişkimizin kalitesi düştü. Çıkış stratejimi planladım ve 3 ay içinde işten ayrıldım.”

İşvereninizin beklentisinden fazlasını yaptığınızda ancak ihtiyacınız olduğunda size karşı esnek davranılmadığı anda ilişki kopar.

Kötü yöneticiler işteki mutsuzluğun bir numaralı nedenidir. İnsanlar firmayı sadece ilk amirleri üzerinden görürler. Çalışanlar ortamın güvensiz olduğu zaman anlarlar. Çalışanlarını öne atan yöneticiler kaygı ve güvensizlik ortamı atmosferi yaratırlar. Yakın tarihli bir çalışmaya göre çalışanların %56’sı iyi bir yöneticiyle kalmayı %10’luk bir maaş artışına tercih ediyor. Çalışanlarınıza adil davranın, yoğun çalışmalarını ödüllendirin, onlar size beklentinizin %110’unu verirler.

Pozisyondan doğan güçlerini suiistimal eden çok kişi var. İyi çalışanlar bu yüzden işten ayrılıyorlar. Suçlama, cezalandırma, katılık ve duyarsızlıktan oluşa bir kültür sadece insanları uzaklaştırmaya sebep olur. Çalışanlar lider olan yöneticiler istiyorlar. Onlara ilham veren, adil ve dürüst olan, onların hakkını koruyabilecek yöneticiler.

Cesareti kırılmış, kayıtsızlaşmış, başka bir iş bulana kadar rölantide çalışan çok sayıda fevkalade çalışan gördüm. Yöneticiler, lütfen çalışanlarınızla ilişkilerinizde “insan insana” bir yaklaşım gösterin. Karşınızdaki grafikteki bir istatistik değil, bir insan. Ekibinizi tanıyın, onlarla iletişimde olun ve esnek olun. Sadakati satın alamazsınız ama kazanabilirsiniz. Eğer sadık çalışanlar istiyorsanız ekibinize iyi davranın!

 

Yazının orijinali: https://www.linkedin.com/pulse/employees-dont-leave-companies-managers-brigette-hyacinth

 

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir