Özgür Blogger

İngilizce ve Ekonomi Arasındaki Bağ

Bizler öğrenciyken, yani 2000’lerin ortalarına kadar, hep bir “günümüzde bir yabancı dil yeterli değil, en az iki yabancı dil bilmek gerekir” diye bir cümle konuşuluyordu. İngilizce’yi zaten bilmek gerektiği, bunun yanına ikinci bir yabancı dil öğrenmek gerektiği düşüncesi baskın olduğu için çoğu kişi daha İngilizceyi istenen seviyeye getirmeden başka bir dil öğrenmeye girişiyordu.

Günümüzde durum bu değil. İngilizce sadece dünyanın en yaygın dili değil, artık dünyanın baskın şekilde ortak dili haline geldi. Herkes İngilizce konuşunca da ikinci bir dile gerek kalmadı. İş ilanlarında “İngilizce dışında X dilini bilmek tercih sebebidir” maddesi zor görülüyor.

english

Herkesin tek bir ortak dili konuştuğu, diğer dillerin yerelde kaldığı iş ortamında bu sefer kişilerin İngilizce seviyesi önem kazandı. Uluslararası firmalar için bir ülkenin yatırım yapılabilir olması, o ülkedeki işgücünün İngilizce seviyesine bağlı duruma geldi. Tüm bunları çok güzel özetleyen, benim bu konudaki düşüncelerimi derleyen sade bir yazıya denkgeldim. Konunun önemini herkesin anlayabilmesi için de Türkçeye çevirdim.

Kaynak: World Economic Forum
Çeviri: Özgür Aksoy

İngilizce ve Ekonomi Arasındaki Bağ

Dünyanın dört bir yanında milyarlarla insan İngilizce öğrenmek için çabalıyor – sadece kendilerini geliştirmek için değil, aynı zamanda ekonomik bir gereklilik olduğu için. Küresel ortak dilin konuşulduğu ülkelerde doğanlar için sorun yok ama Çin, Rusya ve Brezilya gibi İngilizcenin resmi dil olmadığı gelişen ekonomilerde iyi İngilizce, insanların kendi ülkelerinde ve yurtdışında yeni olanaklara adım atmalarını sağlayan kritik bir özellik.

Küresel iş dünyasının liderleri neden dünyanın başka yerlerinde İngilizce öğrenen insanlara önem vermeli?

Araştırma, bir topluluğun İngilizce yetkinliği ile ülkenin ekonomik performansı arasında direkt bir korelasyon olduğunu gösteriyor. Gayri safi milli hasıla (GSMH) ve gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) gibi göstergeler yükseliyor. Ülkelere göre en kapsamlı İngilizce yeterlik sıralaması olan EF İngilizce Yeterlik Endeksi’nin (EF EPI) son yayınında; incelenen 60 ülke ve bölgenin hemen her birinde, İngilizce yetkinliğindeki artışın kişi başına düşen gelirde artış ile bağlantılı olduğu görülüyor. Ayrıca bireysel seviyede, işverenler ve İK yöneticileri, İngilizce seviyeleri ülke düzeyine göre çok iyi olan adayların %30-50 daha yüksek ücretler kazandıklarını belirtiyorlar.

Bir ülkenin İngilizce seviyesi ile gayri safi milli hasılası arasında güçlü bir bağ var Kaynak: Birleşmiş Milletler

DAHA İYİ İNGİLİZCE, DAHA YÜKSEK GELİR Bir ülkenin İngilizce seviyesi ile gayri safi milli hasılası arasında güçlü bir bağ var
Kaynak: Birleşmiş Milletler, EF EPI

Kişi başına gayri safi milli hasıla ve İngilizce yetkinliği arasındaki etkileşim verimli bir döngü. İngilizce yetkinliklerini geliştirmenin ücretleri yükseltmesi sayesinde devletler ve bireyler dil eğitimine daha fazla para yatırabiliyorlar. Mikro seviyede, gelişmiş İngilizce yetkinliği, bireylerin daha iyi işlere girmelerini ve yaşam standartlarını artırmalarını sağlıyor.

Bu, Kuzey Avrupa ülkelerinin neden EF EPI’de her zaman öne çıktığına ve İsveç’in son iki yıldır en üstte olduğuna dair sebeplerden biri. Küçük ebatları ve ihracat odaklı ekonomileri göz önüne alındığında, bu ülkelerin liderleri, iyi İngilizcenin ekonomik başarılarının devam etmesinin kritik bir bileşeni olduğunu biliyor.

Yükselen sadece gelir değil. Yaşam kalitesi de yükseliyor. Ayrıca İngilizce yeterliği ile eğitim, ortalama yaşam süresi, okur yazarlık ve yaşam standartlarının ölçümü olan İnsani Gelişim Endeksi arasında bir korelasyon bulunuyor. Aşağıdaki grafikte görebildiğiniz gibi, bir ayrım çizgisi var. Düşük ve çok düşük yeterlikteki ülkeler farklı seviyelerde gelişmişlik gösteriyorlar. Bununla birlikte orta veya yüksek yeterlikteki hiçbir ülke İnsani Gelişim Endeksi’nde “Çok Yüksek İnsani Kalkınma”nın altına düşmüyor.

DAHA İYİ İNGİLİZCE, DAHA KALİTELİ YAŞAM Bir ülkenin nüfusunun ne kadar iyi İngilizce konuştuğu ile eğitim, ortalama yaşam süresi, okuryazarlık ve yaşam standartları arasında bir bağ bulunuyor. Kaynak: Birleşmiş Milletler İnsami Kalkınma Raporu

DAHA İYİ İNGİLİZCE, DAHA KALİTELİ YAŞAM
Bir ülkenin nüfusunun ne kadar iyi İngilizce konuştuğu ile eğitim, ortalama yaşam süresi, okuryazarlık ve yaşam standartları arasında bir bağ bulunuyor.
Kaynak: Birleşmiş Milletler İnsani Kalkınma Raporu

İş dünyası liderleri için, hangi ülkenin İngilizceye yatırım yaptığını ve seviyesini geliştirdiğini bilmek, bir ülkenin küresel pazara nasıl uyum sağladığı ve bunun şirketiniz stratejisine nasıl etkisi olacağı konusunda değerli bilgiler verebilir.  Kafa yorabileceğiniz birkaç soru:

  • Hangi ülkeler benimki gibi firmaları çekmek için İngilizce yeterliklerini hızla geliştiriyorlar?
  • Düşük İngilizce yeterliği, gelişmekte olan ekonomilerin büyümesini nasıl engelleyebilir?
  • İşe alım aktivitelerimde hangi ülkeleri hedeflemeliyim?
  • Küresel büyümeyi düşünürken, mevcut İngilizce konuşan çalışanlarım en kolay nereye adapte olabilirler?

Hangi ülkelerin kendilerini küresel pazara daha pürüzsüz bir giriş yapmak için konumlandırdıklarını anlayan iş dünyası liderleri, bunu yapmayanlara kıyasla rekabet avantajı sağlayacaktır. Firmanız, İngilizce dil yeteneğinin nerelerde yoğunlaştığını bilmeli. Çünkü İngilizce bilmek bir lüks değil, bugün küresel iş dünyasının olmazsa olmazı.

 

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir