Özgür Blogger

Slacktivism

İnsanların refleks olarak tepki gösterdikleri bir konu veya olaya karşı gerçek bir eylemde bulunmak yerine genelde sosyal medyada paylaşımda bulunarak kendilerini rahatlatmalarına İngilizcede “slactivism” deniyor.

“Slacker” (tembel, uyuşuk) ve “activism” (eylemcilik) sözcüklerinin birleştirilmesinden oluşan slacktivism‘in Türkçe karşılığı yok. Ben “tembel eylemcilik“i uygun görüyorum. Bu durumda “slactivist” de “tembel eylemci” oluyor.

Tembel eylemcilik tehlikelidir. Olumsuz bir durum veya olay karşısında gerçek bir tepki vermek yerine sadece dijital evrende bir şeyler yazmak, bir iki şeye tıklamak, bir şeyi sosyal medya hesabında “paylaşmak”, kişilerde “görevimi yaptım” hissi oluşturur ama aslında olumsuz durum veya olayın ortadan kalkmasına yönelik somut hiçbir şey yapmadan hayatlarına devam etmiş olurlar.

Tembel eylemciliğin bir başka rahatsız edici yanı da; tembel eylemcilerin aslında bir tepki ortaya koyduklarını veya işe yarar bir şey yaptıklarını sanmalarından dolayı aynı şeyi yapmayan kişilere de direkt veya dolaylı yoldan baskı yapmalarıdır. Bir nevi mahalle baskısı. :)

Tembel eylemciliğe örnek olarak;

  • internetteki imza kampanyalarına katılmak (change.org vb.)
  • kaynağı belli veya belirsiz bilgiler paylaşmak
  • (bilinirliği artırmak gibi amaçlar haricinde) paylaştığını başkalarının da paylaşmasını istemek
  • profil fotoğraflarını belirli sembollerle değiştirmek
  • hashtag’leri kullanarak konu harici paylaşımlar yapmak
  • isyan eden duygusal cümleler paylaşmak

verilebilir.

İnsanların koltuklarından kalkmadan, evlerinden çıkmadan, kampanyaların içeriğinden bihaber olarak destek verdikleri kampanyaların adları, belki çok kişiye ulaşabilecektir, ancak altları boşaltıldığı, herkes ayrı bir yerinden tuttuğu için hedeflenen amacına kolaylıkla ulaşamayacaktır.

Erdil Yaşaroğlu

Öne çıkan bazı tembel eylemcilik örnekleri:

Devletle change.org üzerinden muhatap olmak

change.org sitesini bilmeyenler için en kısa tanımı; imza kampanyaları düzenlemeye yarayan bir site. Bazen devlet kurumlarını muhatap alan imza kampanyaları görüyorum, gülesim geliyor. Bilmemne Vadisi imara açılmasın diye imza kampanyası mı olur? Devlet chande.org’u muhatap almaz, almamalı zaten. Anayasa’da dilekçe hakkı diye bir şey var. Eğer devletten bir talebiniz şikâyetiniz varsa dilekçe verirsiniz. Yangında yok olan orman alanlarının tekrar ağaçlandırılmasını istiyorsanız bir zahmet oturup kısa bir dilekçe yazacaksınız, ilgili kuruma göndereceksiniz. Yeterince kişi bunu yaparsa mutlaka bir etkisi olur. Türkiye’de dilekçe vermek tarihte hiç olmadığı kadar kolay bir hale geldi. Cimer’e e-devlet şifrenizle giriş yaparak dilekçenizi hızlı bir şekilde istediğiniz kuruma gönderebiliyorsunuz.

Instagram’da yas tutmayana mahalle baskısı

Facebook’u, Instagram’ı ve diğer sosyal medya araçlarını bir yas ortamı olarak görmedim hiçbir zaman. Paylaşım, iletişim, örgütlenme, kutlama, eğlence, bilgilenme hepsi tamam ama yas… Bu ortamlar yas için yapılmamış, yasın sanalı benim gözümde biraz yapay kalıyor. Tabii isteyen profilini siyaha boyayabilir, üzüntüsünü, acısını paylaşabilir ama bunları yapmayanlara tepki göstermek biraz fazla oluyor. Ülkede acı bir şey yaşandığında (ki Türkiye’de her gün acı şeyler yaşanıyor) “nasıl hayatınıza devam edebiliyorsunuz“, “nasıl eğlenceli fotoğraflar paylaşmaya devam edebiliyorsunuz” gibi temelsiz tepkiler oluyor. Bunlara cevap basit: “Dün de terörden ölüm oldu, sen de hayatına devam ediyordun. Bir önceki gün iş kazasında 3 kişi öldü, sen de tatil fotoğrafları paylaşıyordun.

Özet olarak; kişilerin internette acılarını, üzüntülerini dile getirmiyor olmaları, üzülmediklerini, acı çekmediklerini göstermez. Bunun aksi yönünde ısrarcı olmak tembel eylemcilik örneğidir.

Dayanaksız boykot çağrıları

Sosyal medyada doğru veya yanlış bilgiye dayanarak boykot çağrıları yapılıyor. Herkes boykot çağrısını paylaşıyor ama boykotun kendisini uygulayan yok. Herkes “benim görevim iletmek olsun, diğerleri de uygulasın” diye düşünüyor sanırım.

Dezenformasyon

Dezenformasyon, doğru olmayan bilgiyi yayma eylemidir ve tembel eylemcilik örneğidir. Sosyal medyayı en yoğun olarak kullanan milletlerden biri olmamıza rağmen “doğru bilgi — doğrulanmamış bilgi” ayrımına hakim değiliz.

Dezenformasyonun en yüksek olduğu konulardan ikisi evsiz insanlar ve sokak hayvanları. “Yardıma muhtaç bir hayvan gördüğünüzde şu numarayı arayın” diye paylaşım yapanların hiçbirinin o numarayı aramadığından emin olabilirsiniz çünkü ben hep arıyorum. Ya öyle bir numara olmuyor ya da belediyenin hizmet hattı oluyor. Onlar da bahsedilen şekilde bir uygulamaları olmadığını söylüyorlar.

Bu tip tembel eylemciliğin zararı ise gerçekte öyle bir hizmet olmamasına rağmen olduğunu sanıp rahatlamamız ve konu hakkında gerçek bir adım atmamamız. Örneğin belediye sokak hayvanlarına bakıyor sanıyorsunuz (çünkü kaynağı belli olmayan paylaşımda öyle yazıyor) ama gerçekte bakan yok ve siz bu konuda bir şey yapmıyorsunuz.

Tembel eylemcilik örnekleri arttırılabilir. Hoş olmayan bir durum ya da olay karşısında bir tepki verme ihtiyacı hissedebiliriz. Vereceğimiz tepkiyi belirlerken kendimize “bu yapacağımın somut olarak ne getirisi olacak” sorusunuz sormak, tembel eylemci durumuna düşmemek için alacağımız en kolay önlem olacaktır.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.